sevgililer günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgililer günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Anneler Ne Hisseder!


ANNELER GÜNÜ

Annelere olan çocukların duygu ve hissleri, hemen her normal anne’li yaşayan çocuklarda vardır. Ancak bu duygu iki aşamada değişik değerlendirilebilir. Biri çocokluk çağının ilk dönemi tamamen hissi, diğeri erişkin dönem. Ancak bu erişkin dönem değerlendirmesi olgunluk dönemine doğru daha kadirbilir değerlendirmelerin oluştuğu son evrelerdir.
Anneler Günü, annelerin toplumsal söylemdeki monotonlaşan, günün sosyo ekonomik meşguliyetleri içinde soyutlanmadan kurtarılıp, somutlaştılması için bir fırsat yaratmak açısından olumludur.
Anneler her an hatırlanmalıdır ancak çağdaş uygarlığın getirdiği dağınık aile ve akraba yaşamının değişik coğrafyalara yaygınlaştığı zamanımızda, giderek ayrı kalan aile fertleri içinde anne’den de uzak kalınması sonucunu doğurmaktadır.
Güncel sosyo-ekonomik meşguliyet içinde unutulan özel aile ilişkilerini sıcaklaştıran anneler günü anımsaması, herkesin bir anneden doğması nedeniyle ilk akla gelen, bireysel anneler de olsa aile fertlerinden toplumsal dalgalar, toplum geneline doğru tüm sahilleri yıkamaktadır.
Biz çocuk olarak annelerimizi nasıl sevdiğimiz ve hissettiğimizi değerlendirsekte, Annelerin de annelik duygusunu bütün samimiyeti ile topluma açıp anlatmaları gereği vardır ki bu bilinç daha iyi özümsensin. Annelerin koruma güdüsü ve bunun desteklenmesi için oluşan içgüdüsel sevgi duygusu bir birini tamalayan hisler ve açığa vuran davranışlar olarak biyolojiden içgüdüye ve sosyolojiden psikolojiye varan bir derinlik ve nedenleri vardır.
Bu annelik duygusu, annenin duygusu ve yavrunun anne duygusu herhalde farklı hisleri taşısa gerektir. Biyolojik annelik bağları bütün canlılarda içgüdüsel olarak veya kendi duyu ve lisanları ile bizim de farkına vardığımız davranışları sergilemeleri ile görülebilmektedir.
Ama insan bu duyguyu daha doyumlu tadıp yaşamakta ve bunun bilincine varmaktadır. Yavruların (çocukların) annelerine olan sevgi ve saygıları kadar, annelerinde şefkat ve koruyuculuğu içinde derin duygusal derinlikler saklayıp insan için bile diğer canlılar gibi ifade edilemeyecek derinlikler taşımaktadır.
İşte bu derinlikli duygu dünyamızın ısının artması ve manyetik kapsama atmosferinde bağların kuvvetlenmesi annenin odak çevresinde diğer aile fertleri ilede sıcaklığın yenilenmesine neden olması en çok farkında olmadan yaşanan tarafı olmalı herhalde.
İyi ki böyle günleri, bir nedenle toplumsal yaşama kazandıranlar var. Bu günün hikayesi de hüzünlü olsa da sevgi oluşturması sonucunu doğurduğu için anılmaya layıktır diyorum.
Bu düşüncelerle “Anneler Günü”: Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü'dür. Anneler Günü evrensel bir gündür birçok medeni ülkede kutlanıp anılmaktadır.
Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından beri kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katlanan annelerden birini yılın annesi seçmektedir. Yılın annesinin şahsında tüm annelere sevgi ve saygı dile getirilip iyi dileklerde bulunulur.
Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1906 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Jarvis bu üzüntüsünün ardından yaşadığı süreç neticesi arkadaşlarına duygularını açarak:
-Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi.
“Arkadaşları Jarvis'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.”
“Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı. Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği'nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.”
Ayaklarının altında cennet olan anneler olmaları dileğiyle bütün annelere saygı ve sevgilerimizi sunarak ellerinden öperiz. (Rahmetli Annem beni 14 mayıs da Dünya'ya merhaba dedirtmişti.)
Nariçi: 08.05.08


14 Şubat 2008 Perşembe

Aşkın Tarafları Sevgili


Ulaşılmamış erek yolundaki duygu seli Aşktır. Aşk, sevginin coşkunluğu ve "aşkın" halidir ve aşk sevginin doruğudur. Ulaşılmadığı takdirde aşktır.
Ulaşılma, ayrılma ve kaçırma risklerinin sıfırlandığı ve birlikteliğin kurumlaştığı durumda yerini mutluluğa bırakır.
Aşk bundan sonra davranışsal ve felsefi olarak devam edemez. Kurumsallaşmış meşru birim aile'dir. Aile'nin iki kurucu üyesi aşk'ın tarafları sevgili iken duygusal sürrealist atmosfere daha çok kapılmışken, evlilik medeni konumuna ulaşınca realist ve sosyo-ekonomik toplumsal yaşam içinde en küçük sosyolojik birimin sorumluluğunu taşımaya başlarlar.
Bu bağlamda taraflar birbirlerinin meşru parçaları durumunda olup, kendilerinin birbirlerini cezbetme veya erişme arzusu bitmiş birlikteliğin devamı için toplumsal edinim ve gaileler veya yaşam koşullarının klasını yükseltmek çabasının içine girerler.
Sevgililer, sevgi soyut söyleminin somut taraflarıdır. Sevgi, tarafların duygu ve hislerinde dalgalanırken diğer birçok soyut kavramlara rağmen sonu somutlanabilen insani bir davranıştır.
Bu beşeri özellik kendi karşı cinslerimize karşı hormonal dürtülerden kaynaklanan duygu seli olsa da kendi türümüz dışında ki varlıklara karşı da sevgi hisleri taşırız.Cinsel çekimle insanlarda olan sevgi, diğer hayvanlar aleminde de doğal şekliyle vardır. Bir çok hayvan türleri karşı cinsleri arasında sevişme davranışları görülmektedir. Bunların misalleri açık doğada imkanlar nedeniyle görülmese de belgesellerde açıkça izlenmektedir.
Sevgi, Aşkla sevişme arasında duygu köprüsü olarak insanda romantik bir atmosfer oluşturur.Sevgi somutlaşabildiği halde, tarafların ıraklaşması aşk'a doğru açılıma götürür. Beşeri ve cinsel dürtülerin uyardığı hislerin ilk hormon-kalori dürtü-dopingiyle başlayan sevgi duyguları taraflardan istemli veya istemsiz yanıt alamayınca beşeri atmosferi aşar, tabiatı kucaklayıp tüm varlıklardan yansıma alma hissi verir.
İlahi sevgi aşkın aşk yolculuğu başlamıştır. Böyle alemi kucaklayan sevgi yumağı doruk yolculuğuna, yaratıcı odak noktasına doğru sofistike platforma girer. Tüm alemi içinde özümseyerek kendinde bulunca bu bazen dünyacılar tarafından ölüm infazına kadar devam eder.
Ama bugün "sevgililer günü" olarak gündem konusu insansal duygular ile cinsel dürtüler gereği oluşmuş fertlerin birbirlerine olan sevgi arzuları ile oluşan sevgili için hissettiğimiz duygunun yoğunlaşan somut göstergesi nedir? sorusunun yanıtını görelim.
Toplumsal yaşamımız, sosyolojik ve medeni olarak eşyalarla ve tüketim araçları ile somutlaşmaktadır. Elbette bu ortam içinde olan insan ilişkilerinin özel alanının Öznesi olan sevgi tarafları bu duygularını somutlaştırmak testinden geçirmek veya kalıcılığının teyidi olarak belgelemek istemektedirler. Bunun ispatı veya göstergesi de hediyelerden geçmektedir. Bu konu her ne kadar ekonomik sistemlerin kar amaçlarına konu olsa da başlangıç talep çok yönlü toplumsal bir görünüm ve etki neticesidir.
İnsan ilişkileri toplumsal yaşamın tüm katagorilerini içinde taşır. Ekonomik alanda hizmet sektöründen, üretim sektörüne ve diğer sosyolojik konularla birlikte olmak durumundadır. Sevgi daha geniş perspektife dağılır. Biz insan olarak her şeyi somuta varan sevgimizle göreceli kılsak da soyut olarak karşı cinsimize duyduğumuz sevgiyi somutlaştırmanın yolu hediyeden geçmektedir.
Nariçi. 14.02.08

Kenya'dan

Kenya'dan
Bu çağda normal mi? Kaynak:sabah gazetesi